Boudhanath, Katmandu, Nepal, Mayıs 2008

Boudhanath, Nepal’in en büyük şehri ve başkenti Katmandu’nun kuzeydoğusunda, Tibet Mahallesi’nin ortasında yükselir. Boudha veya Boudhanath olarak bilinen büyük Stupa, Jharung Khashor olarak da adlandırılır. 5. yüzyılda inşa edilen Boudhanath, Nepal’in en büyük, dünyanın en eski, en büyük ve görkemli Stupalarından biri. Dünyanın her yerindeki Budistler için hac ve ibadetlerin en önemli yeri. Stupa’nın kendisi 36 metre yüksekliğinde olan benzersiz bir tasarıma sahip. Tibet Budistleri için ülke dışındaki en kutsal mekan ve hac yeri. Yüzyıllar boyunca, Boudhanath Tibetli Budistler ve yerel Nepalliler için önemli bir hac ve meditasyon yeri olmuş. Aynı zamanda Nepal’in en popüler turistik yerlerinden biri.

1979’da Boudha, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş. Üzerindeki Buda’nın gözleri, “karma”mızdan, yani ektiklerimizi biçmekten kaçamayacağımızı temsil ediyor. Gözlerin ortasındaki çizgi, burun gibi, Nepalce 1 sayısı şeklinde; her şeyin bir olduğunu anlatıyor. Etrafını saat yönünde ve tek sayıda turlar atarak döndüğümüzde karma temizlediğimize ve dileklerimizin yerine geleceğine inanılıyor. Günlük bir ritüel olarak, birçok kişi stupa etrafında üç ya da daha fazla kez yürürken, ‘Om Mani Padme Hum’ mantrasını tekrarlar. Boudha büyüleyici ve çok manevi bir alan. Özellikle geceleri tereyağı lambaları ile süslendiğinde muhteşemmiş.

Öğle vakti tenha olan Stupa’nın etrafında her gün sabahları ve akşamüstleri Tibet’ten, Butan’dan, Nepal’in dağ köylerinden hacılar ve rahipler ellerinde tesbihlerle ve dua tekerlekleriyle yürürler. Bu, dünyanın en egzotik görüntülerinden biridir. 

Benimde bugüne kadar gezdiğim gördüğüm yerlerden en huzur verici, dinlendirici ve enerjisi en yüksek yerlerden biri. Katmandu’nun keşmekeşliği, yolların tozu ve havanın sıcağından birden huzur verici, serin, sakin, dingin bir ortama giriyorsunuz. Buraya gelen hacıların mırıldanarak, dua tekerleklerini çevirerek stupa etrafında dönmesi, tütsülerin kokusu, hissettiğiniz huzur o kadar faklı ki. Hiç ayrılmak istemediğim, kendimi çok çok iyi hissettiğim bir yer. Bizde stupayı birkaç kez farkında bile olmadan döndük, etrafı gezdik. Turunculu bir Budist rahipten dualar ederek verdiği, renkli iplerden yaptığı muska şeklindeki kolyelerden aldık. Sanki zaman durmuş, herşey, herkes iyilik içindeydi…Kesinlikle hayatta birkez gidip görmeniz, havasını teneffüs etmeniz, Stupa etrafında saat yönünde yürümeyi ve ayrıca dua tekerleklerini saat yönünde döndürmeyi unutmamanız gereken bir yer.    

 
2015 depreminde aldığı büyük hasarlardan sonra onarımı 2016 Ekim ayında tamamlanmış ve tekrar ziyarete açılmış.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑