Everest Ana Kamp Yürüyüşü 2. Gün: Phakding’den (2604 m) Namche Bazaar’a (3444 m) (5 Mayıs 2008)

Lukla’dan sonra herhangi bir ulaşım aracı yok. Temiz hava, patikalar, geçtiğiniz köylerdeki ev yapan taş ustalarının tıkır tıkır taş kırma sesi, kuşların sesleri, yük taşıyanların solumalarının sesleri, Himalayalardaki buzullardan eriyip gelen, derin vadilerden akan coşkun derelerin sesleri var. Bölgeyi saran, vadilere girip geçitleri aşan yürüyüş yollarında ilerliyoruz. Asma köprülerden, taş evlerden oluşan dağ köylerinden, dua bayrakları ve mani taşlarıyla dolu patikalardan yürüyoruz.  Yol boyunca ara sıra bulutlar izin verdiğinde ise görkemli zirveleri görüyoruz. İrtifanın düşük olduğu rotanın bu bölümü ormanlık, yeşillik. Köylerde patates ve buğdayın yanı sıra sebze de yetiştirilebilmekte.  

Öğlen Sagarmatha Milli Parkı girişine ulaşıyoruz. Milli parka giriş ücretli ve yürüyeceğiniz rotanın belirtildiği bir giriş kartı verilmekte. Kısa bir kontrolden sonra yola devam ediyoruz.  

Coşkun akarken sürekli beyaz beyaz köpüren ve “süt nehri” denilen bu nehrin “kâh sağından, kâh solundan, üzerindeki asma köprülerle geçerek ilerledik.  Bu asma köprülerden bazıları öyle yüksekti ki üzerinden geçerken, vadiden esen rüzgârlar, salıncak gibi sallıyordu. Hem korku hem heyecanla geçtik bu köprülerden.

Akşamüstü bu yoldaki en büyük ve en ilginç yerleşim olan Sherpa kaviminin başkenti Namche Bazaar’a varıyoruz. Kasabanın giriş kapısından dua tekerleklerini çevirerek geçiyoruz ve karşımıza büyük bir Stupa çıkıyor. Buda’nın gözü her zaman üzerimizde…

Namche Bazaar bir tepenin yamacına yarım ay şeklinde dizilmiş, tamamen insan gücüyle taşların çekiçlerle kırılıp düzeltilmesi ve kullanılması ile yapılmış taş evleri, dükkânları ve kafeleri ile karşımızda. Bugünkü yürüyüşümüzün özellikle öğleden sonrası dik yokuşlar ve taşlı yollardan oluşan patikalardan geçiyordu. Tüm yorgunluğumuzun üzerine kalacağımız yerin bu yamacın en tepesinde olduğunu öğrenmek hoş bir sürpriz oldu !!!  Son gayret kasabanın içindeki merdivenlerden buraya tırmandık, ama vardığımızda bu yorgunluğa değdi,  manzara muhteşemdi. Karşımızda Nepal’lilerin kutsal saydıkları ve çıkmanın yasak olduğu görkemli Kusum Kanguru (6367 metre) dağı bulutların arasından kendini gösteriyordu.

Ertesi gün aklimatizasyon  (yükseğe uyum) için daha yukarıda bulunan Khumjung Köyüne yürüyeceğimizden burada iki gece konaklayacağız.

Namche Bazaar adı gibi tam bir pazar yeri, dükkânlar da çeşit çeşit çakma dağcılık malzemeleri, hediyelik eşyalar var.  Burada telefon ve duş imkânı da vardı, salonda soba çatır çatır yanıyordu. Daha sonraki günlerde bu imkânlar yok denecek kadar azdı, buradan sonra Katmandu’ya dönene kadar yıkanmadım. İnsan aslında çok az imkânlarla da gayet güzel yaşayabiliyormuş.  

Bu muhteşem yürüyüşün ikinci gününde yakaladığımız bazı anlar;

Konaklama yerlerini hep kadınlar yönetiyor
Buluttan perdeler aralandığında görkemli dağlar kendini gösteriyor
Kendilerinden ağır yükler taşıyan, yorulduğunda yükünü bir bastonun üzerine dayayan taşıyıcılar
Rüzgarda sallanan her an kopacakmış gibi duran asma köprüler
 Namche Bazaar

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑