UNESCO Dünya Mirasları listesinde bulunan ve tanrı Shiva’ya adanmış Pashupatinath Tapınağı bir Hinduizm tapınağıdır. Nepal’in en kutsal ve en büyük Hindu tapınaklarından biri olan Pashupatinath Tapınağı, Hindular tarafından kutsal kabul edilen Bagmati Nehri’nin her iki tarafında uzanır. Ana pagoda tarzı tapınağın yaldızlı bir çatısı, dört tarafı gümüş kaplı ve zarif ahşap oymaları vardır. Diğer birçok Hindu ve Budist tanrılarına adanmış tapınaklar Pashupatinath tapınağını çevreler.
Her yıl bu tapınak Hinduizmin yüzlerce yaşlı takipçisini buraya çeker. Buraya hayatlarının son birkaç haftasını geçirmek, ölümle tanışmak, nehrin kıyısında yakılmak ve son yolculuklarına, daha sonra kutsal Ganj nehriyle buluşan, kutsal Bagmati nehrinin sularıyla seyahat etmek için geliyorlar. Nepal ve Hindistan’ın her köşesinden Hindular buraya ölmek için geliyor.
Pashupatinath Tapınağı’nda ölenlerin, karmalarını kötüleştirebilecek herhangi bir durumdan bağımsız olarak, bir insan olarak yeniden doğduğuna inanılmaktadır. Ölümlerinin kesin günü tapınağın astrologları tarafından tahmin edilir. Pashupatinath ölümü hissedilebileceğiniz özel bir yer; ölüm neredeyse her köşesinde mevcut.
Sadece Hinduizmin takipçileri ana tapınağa girebilirler. Bizler ancak nehrin diğer kıyısından ana tapınağı tüm güzelliğiyle izleyebiliriz.
Bagmati’nin kıyısı boyunca ölülerin yakıldığı cenaze törenleri için çok sayıda platform inşa edilmiş. Dini ritüellerin çoğu Batılılar için kültürel olarak alışılmadık ve hatta akıllara durgunluk vericidir, ancak Pashupatinath’taki kültürel olarak en alışılmadık şey yanan ölülerin özel kokusudur, bu kötü bir koku değil. Pashupatinath’ta kültürel açıdan şok edici bir başka şey de, nehrin aşağısında çamaşır yıkayan kadınlar. Bagmati’nın suları, ölü Shiva takipçilerinin külleri nedeniyle hayvansal yağ içerir ve kumaştan kiri kolayca temizler. Sabunun bu şekilde icat edildiğine inanılıyor.
Maymunlar Bagmati’nin her iki kıyısında bulunan tapınak kompleksinin etrafında dolaşırlar. Maymunlar çoğu zaman düşmancadır, yemek için yalvarırlar, dikkatsiz turistlerden birşeyler aşırırlar ve hatta tehlikeli olabilirler.
Pahsupathinath’ta Sadu’larla karşılaşmakta çok yaygın bir durumdur. Uzun saçları ve vücutlarında resimlerle çok benzersiz bir görünüme sahiptirler. Sadu’ların çoğunluğu çok dostça davranır ve yabancılarla fotoğraf için poz vermeye hevesliler, ancak tabii ki ücretsiz değil. Pashupatinath topraklarındaki mağaralarda veya küçük hücrelerde yaşarlar.
Bu dünya dışı, dini, kültürel ve manevi deneyimlerin eşsiz bir karışımı için Pashupatinath Tapınağı’nı ziyaret etmek gerekiyor.























Yaşatarak anlatmışsın. Bilgilendirme ve betimlemeler merak giderirken, aynı zamanda merak da uyandırıyor. En çok da Sadu’ları sevdim. Sanki ‘hayat onlara güzel’ bakışları var dünyaya. 😉
BeğenLiked by 1 kişi