Everest Ana Kamp Yürüyüşü 4. Gün: Namche Bazaar’dan (3444 m) – Thengboche’ye ( 3860m ) (7 Mayıs 2008)

Günler geçiyor, her sabah kalkıp uyku tulumu ve çantamızı topluyoruz, günlük sırt çantamızı hazırlıyoruz ve kahvaltı yapıp yola koyuluyoruz.

Bugün , dünyanın en güzel manzaralarından birisine sahip bir dağ köyü olan Thengboche’ye ( 3870m )  doğru yola çıkıyoruz. Yine yol boyunca bulunan dualarla donatılmış taşların yanından, uçurumların kıyısından, daracık patikalardan ve görkemli zirvelerin arasından geçerek ilerliyoruz. Güzergahın bu kısmındaki sarp ve dar patikada, çok az bulunan küçücük düzlüklerdeki mola yerlerine stupalar dikilmiş, bunların çevresi de dua bayrakları ve dua taşlarıyla donatılmış . Bu günün en büyük ödülü, yürürken tam karşımızda bulunan dünyanın en güzel dağlarından Ama Dablam’ın (6856 m.) bulutların arasından gizemli ve mistik havasıyla bir görünüp bir kaybolmasıydı. Her ne kadar her dağın kendine has bir çekiciliği ve güzelliği olsa da, pekçok kişi hangisinin daha güzel olduğu konusunda Ama Dablam dağı ile İsviçre’deki Matterhorn dağını kıyaslamakta. Her ikisini de görme imkanına kavuşmuş olan bizler de herhangi birine ikinciliği yakıştıramıyoruz (Tabii Ağrı dağının yeri de başka)… Everest (8850 m.), Lhotse (8511 m.), Nuptse (7861 m.) gibi 7000’lik ve 8000’lik zirveler ise kendilerini pek göstermediler ancak akşam üstü Thengboche’ye vardığımızda sürekli hareket eden bulutların arasında kendilerini görme şansına sahip olduk. Asıl süpriz ise sabah kalktığımızda karşılaştığımız pırıl pırıl açık gökyüzü ve bu muhteşem zirvelerin büyüleyici görüntüleri oldu. İyi ki buradayız diyerek manzarayı uzun uzun seyrettik.

Burada ormanlar bizdeki gibi 1800 metrelerde bitmiyor, bazı yerlerde 4000 metreye kadar yayılabiliyor. Dar patikada sık sık yaklara ve taşıyıcılara yol vererek yürüyoruz. Vadi içinde nehir kenarında yemek yedikten sonra yükselen dik yokuşu tırmanıyoruz, muhteşem orman gülleriyle (Rhododendron) kaplı alanlarda ilerliyoruz. Buradaki orman gülleri bizim Karadeniz’deki gibi bodur çalılık şeklinde değil, 3-4 metreyi bulan ağaçlar şeklinde.

Khumbu bölgesinin en güzel yerleşim yerlerinden olan Tengboche’ye ulaşıyoruz ve ihtişamlı Tengboche Manastırı karşımızda. Görenlerin dünyanın en güzel dağı olduğunu düşündüğü Ama Dablam dağı eteklerine kurulu bu güzel köy ve Ama Dablam bizi de büyülüyor. Gün batımında Manastırı ve etrafını geziyoruz. Bu irtifadaki manastır, ummadığımız kadar zengin ve renkli resim ve kabartmalarla süslüydü. Manastır içinde kocaman bir Buda heykeli ve yetinin ayak izi olduğuna inandıkları bir taş var. Burada 40 kişinin yaşadığı bilgisini veren, eğlenceli bir rahibin eşliğinde manastırı geziyoruz.

Budistlerin en önemli ve en kutsal manastırlarından Tengboche (3870 m.) manastırı, tapınağın girişinde yazılana göre, 17. yüzyılda buraya gelen önemli bir Budist rahibin kaya üzerindeki ayak izi üzerine kurulmuş. Tengboche Manastırı 1923 yılında inşa edilmiş. 1934’te bir depremle yıkılmış, ancak daha sonra yeniden inşa edilmiş. 1989 yılında tekrar bir yangınla tahrip olmuş ve tekrar gönüllüler ve dış yardım sağlanmasıyla yeniden inşa edilmiş. Tengboche, Tawache, Everest, Nuptse, Lhotse, Ama Dablam ve Thamserku’nun ünlü zirveleri de dahil olmak üzere Himalaya dağlarının panoramik manzarasına sahip. Sir Edmund Hillary ile Everest Dağı’nın zirvesine ulaşan ilk kişi olan Tenzing Norgay, Thani köyünde doğmuş ve bir zamanlar keşiş olmak için Tengboche Manastırına gönderilmiş.

Bu muhteşem yürüyüşün dördüncü gününde yakaladığımız bazı anlar;

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑